Türk Müzik Tarihinde Bir Sahne, Bateriye Hayat Veren Üç Kuşak

Türk müziğine çok sonradan girmesine rağmen bateri yani bir diğer adıyla batılı davul, müzikalite olarak kattıklarının yanısıra ilgi ve alkışları üzerine toplamasıyla da kuşaklardır zirvedeki yerini kaybetmemektedir.

Ziller, davullar ve pedallar… Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de müzik bateri olmadan düşünülemiyor…

Biz de Taş Kağıt Sanat olarak bugün sizlere Türk bateri tarihine damga vurmuş üç ismi tanıtacağız.

Tarih 1935’i gösterdiğinde krankas davul yerini yavaş yavaş bateriye bırakmaya  başlar, İstanbul’un ünlü gece kulüplerinde, büyük gazinolarında artık pırıl pırıl, zilli, trampetli kocaman bateriler boy gösterir. Devrin ünlü davulcuları ise Arap Sabri, Sandu, Ankaralı Cihat, Dadik ve Zeki Akartürk’tür.

O günden bugüne kadar Türkiye’de bateri alanında birçok isim çıkmış, pek çok başarılı baterist yetişmiştir. Fakat bugün bateri denilince akla hemen şu üç isim gelir: Vasfi Uçaroğlu, Salim Ağırbaş, Durul Gence. Bu üç ünlü bateristi diğer meslektaşlarından ayıran özellik, her üçünün de bateri sanatında birer ekol yaratmış olmalarıdır.

Vasfi Uçaroğlu üç devrin ekol yaratmış üç bateristinin en yaşlısıdır. 1928’de doğan Uçaroğlu on yaşında davul çalmaya başlamış, 1940’ta “Ege Caz” adlı ilk orkestrasını kurmuş, yıllarca İzmir Şehir Orkestrası’nda timpani çalmıştır. Müzik dünyamızda Baba diye anılan Vasfi Uçaroğlu’nun çalıştığı orkestralar, aldığı ödüller, doldurduğu plaklar saymakla bitmeyecek kadar çoktur.

Bugüne kadar 121 plakta davul çalmış, kendi orkestrası ile 79 plak yapmış, Yugoslavya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Beyrut, Almanya, İsviçre’de uzun süre çalışmış, televizyon programlarına çıkmıştır. Türkiye’yi Balkan Festivallerinde başarıyla temsil edip Milli Davulcu unvanını almıştır.

Bateri dünyamızın ikinci büyük ismi Salim Ağırbaş, 1935 doğumludur. Sahneye çıkışı tıpkı Vasfi Uçaroğlu gibi çocukluk yıllarına rastlar. Salim Ağırbaş’ın şöhret olması 1955 yıllarına rastlar. 1958’de ise Salim Ağırbaş şahsiyetini bulmuş, modern caz tarzında başarılı bir davulcu olmuştur. 1963-65 arasında Avrupa’da çalışan sanatçı, dönüşte Türkiye’de yapılmayan bir şeyi deneyip, ilk bateri dershanesini açar, ilk bateri metod kitabını çıkartır. Salim Ağırbaş’ın o günden bugüne dershanesinden tam 600 öğrenci geçmiştir.

Bu üç bateristin en genci Durul Gence’dir. 1940 doğumludur. Durul Gence Türk pop müzik dünyasındaki popülaritesini 1965’te kazandı. 1965’ten sonra “Durul Gence 5” adıyla kurduğu toplulukla dört yıl Türkiye’nin en sevilen orkestrası unvanını kimseye bırakmadı. Adı gece kulüplerinde, konser salonlarında büyüdükçe büyüdü. Durul bundan cesaret alarak orkestrasını on kişiye çıkartıp Türkiye’de ilk defa on kişilik bir orkestra kurdu. Genç sanatçı bunda da muvaffak oldu ve “Durul Gence 10″u kurulduğu günden bugüne kadar başarıyla yürütmeyi bildi.






Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp Bize Yazın