ARİF MARDİN’İN HAYATINDAN KESİTLER

 

Aretha Franklin, Norah Jones, Roberta Flack, Phil Collins, Bee Gees, Barbra Streisand, David Bowie, Bette Midler gibi isimlerin prodüktörlüğünü yapan, Berklee College of Music  tarafından Quincy Jones adına verilen ilk bursu kazanan, 4 senelik müzik eğitimini 1,5 senede bitiren, aday gösterildiği 15 Grammy Ödülünden 12 tanesini kazanan,  60’tan fazla Platin ve Altın Plak ödülü alan Arif Mardin’in hayatıyla başbaşa bırakıyoruz sizi. Buyrun yazımızı okumaya…

 

ARİF MARDİN’İN HAYATINDAN KESİTLER

Arif Mardin

20. yüzyılın en büyük müzik prodüktörlerinden biri olan Arif Mardin 1932 yılında doğmuştur. Aretha Franklin, Norah Jones, Roberta Flack, Phil Collins, Bee Gees, Barbra Streisand, David Bowie, Bette Midler gibi isimlerin prodüktörlüğünü yapmıştır.

 

Küçük yaşlarda piyano dersi almış ve kendi kendine besteler yapmaya başlamıştı. Kalbi hep müzikle atmış fakat ailesinin isteğiyle London School of Economics’te eğitim görmeye başlamıştır.

 

1956 yılında şefliğini  Quincy Jones’un yaptığı Dizzy Gillespie Orkestrası Türkiye’ye geldiğinde, aranjör Quincy Jones ve caz müzisyeni Dizzy Gillespie ile tanışmış ve hayatı değişmiştir. Quincy Jones’a 3 bestesini ve aranjmanlarını göndermiş ve Jones da bunları, New York’un en iyi caz müzisyenleriyle kaydetmiştir. Sonrasında bu kayıtları Berklee College of Music’e gönderip “Benim ismime vereceğiniz bursu alacak adamı buldum.” deyip, bursun Arif Mardin’e verilmesini istemiş ve bundan sonra Berklee College of Music’ten O’na burs teklifi gelmiştir. Bu Berklee tarafından Quincy Jones adına verilen ilk burs olmuştur .

 

1958 yılında, henüz 1 yıllık evli olduğu eşi Latife’yle Türkiye’deki rahat hayatlarını bırakıp Boston’da tek odalı bir yere taşınmışlardır. Aynı yıl, Arif Mardin Berklee College of Music’e girmiş ve 4 senelik müzik eğitimini 1,5 senede tamamlamıştı. Mezun olduktan sonra, 1 yıl boyunca Berklee Konservatuarı’nda öğretmenlik yapmıştır.

 

1963 yılında New York’a taşınmış ve burada Ahmet Ertegün ve Nasuhi Ertegün’ün kurmuş olduğu Atlantic Records’da çalışmaya başlamıştır. Atlantic Records’ta uzun yıllar boyu Amerika müzik piyasasına hükmetmiş ve buradan emekli olduktan 2 ay sonra ise EMI Records’dan teklif gelmiştir.

 

Arif Mardin, caz, pop, soul, R&B, rock’n roll gibi müzik türlerinde önde gelen isimlerin prodüktörlüğünü yaptığı gibi, kendisinin keşfettiği ve prodüktörlüğünü yaptığı Norah Jones 2003 senesinde 45. Grammy Ödülleri’nde 5 dalda ödül almıştır.

 

BBC Türkçe ile yaptığı bir röportajda  “Beni herhangi bir müzik türü korkutmaz. Sadece sahtekar, dürüst olmayan sanatçılarla çalışamam. Benim için sanatçının samimi olması çok önemlidir.” demiştir.

 

Türk sanatçılardan Sezen Aksu ve Şebnem Ferah’la çalışma ihtimali olmuş fakat gerçekleşmemiştir.

 

2005 yılında pankreas kanseri teşhisi konulduğunda,  geçmişte yazdığı caz parçalarını yeniden gözden geçirmeye ve bunları bir albümde toplamaya karar vermiştir.  Aynı yılın Kasım ayında kayıtlara başlamış ve Bu albüme ‘hayatımın albümü’ demiştir. ‘All My Friends Are Here’ adlı albümünde Arif Mardin’le geçmişte beraber çalışan birçok isim O’na katılmıştır.

 

Şarkılarını tekrar düzenlemek istemesinin en büyük sebeplerinden biri de popüler müzik yapımcılığının yanında sanatçı kimliğini de öne çıkarmak istemiş olmasıdır.  Klasik ve modern caz bestecisi de olan Arif Mardin, insanların O’nun bu yönünü de görmelerini istemiştir. En sevdiği sesler ve arkadaşları da bu albümdedir. Arif Mardin’in ölümünden sonra bu projeyi oğlu Joe Yusuf Mardin tamamlamıştır.

 

İlk gençlik yıllarında 78’lik plaklarda caz dinlerdi. Dizzy Gillespie, Charlie Parker ve Duke Ellington hayranıydı. Prodüktör olan oğlu Joe Mardin, babasının o zamanlar dinlediği müziğin, meslek yaşamına biçim verdiğini söylemiştir.

 

Atlantic Records’un kurucusu olan Ahmet Ertegün, Arif Mardin hakkında şöyle demiştir : “İstanbul’dan Amerika’ya gelen genç Arif Mardin’in beraberinde derin bir Amerikan caz kültür ve bilgisi getirmesi, burdaki herkesi adeta büyülemiştir.”

 

Aday gösterildiği 15 Grammy Ödülünden 12 tanesini kazanan ve 60’tan fazla Platin ve Altın Plak ödülü alan Arif Mardin 26 Haziran 2006’da pankreas kanseri yüzünden hayata veda etmiştir.

 

Arif Mardin’i daha iyi tanımak ve anlamak isterseniz, size önereceğimiz belgesel: The Greatest Ears in Town: The Arif Mardin Story.

 

Eda Aşkan / TAŞ KAĞIT SANAT

 

Bu yazı BBC Türkçe, Melek Çağlar’ın Joe Yusuf Mardin ile yaptığı söyleşi ve çeşitli haber kaynaklarından derlenip düzenlenmiştir.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir